27 Ağustos 2007 Pazartesi

Hayatımın İkinci Perdesi

Üniversiteye başladığımdan beri doğru düzgün bir yaz tatilim olmamıştı. Yaz okulu, stajlar derken yazların nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Bu yüzden mezun olur olmaz vurdum kendimi yollara. Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz derken onsekiz günlük Avrupa gezimi tamamladım. Tam "artık iş arama zamanıdır" derken teyzemin yazlığına giden yolda buldum kendimi. Üç gün kalmaya programlanmışken, sistemimize bulaşan virüsler neticesinde üç haftayı devirdik ve Ağustos 2007'yi de öylece tarihin tozlu sayfalarına gönderdik. Nasıl alışmışsam oraya, zor geldi ayrılmak. Sadece geride bıraktığım rahatlığın, güzelliğin ve muhabbetin hoşluğu değildi dönüş yolundaki huzursuzluğumun sebebi. Hayatın ikinci kısmının resmi olarak başlıyor olmasıydı. Daha fazla kaçacak yer yoktu. Karar zamanı. İş bulmak, yüksek lisans yapmak,askere gitmek gibi görevlerin çeşitli permütasyonları. Neyse işte, kendime göre bir permütasyonu seçtim. Planımı yaptım. Planımı yaptım derken, A'sı var B'si var C'si var. Fakat A planımdan bahsedeyim. Önce bir iş buluna, askerlik bir yıl tecil ettirile, seneye yüksek lisansa başlaya ve böylece askerlik 2 yıl daha ertelene, 25 yaşına gelindiğinde de silah altına girile. Kulağa hoş geliyor da, bir eksik var şimdilik bu planda - bir adet iş. Onu da hallettik mi hayatımın ikinci kısmının yol haritası belirmeye başlayacak. Haydi yolum açık ola...

1 Ağustos 2007 Çarşamba

Sanal Ölümsüzlük


Büyüyoruz ediyoruz, kendi ayaklarımızüzerinde durmayı öğreniyoruz. Fakat öyle zamanlar oluyor ki bizim için önemli kişilerin fikirlerini merak ediyoruz, belki de daha fazlası onlara ihtiyaç duyuyoruz. Kendimden örnek vermem gerekirse, aldığım bazı kararlar hakkında rahmetli babam ne düşünürdü diye merak ettiğim zamanlar olmuştur.
Peki bu duruma çözüm olarak bu kişilerin sanal kopyaları sunulsa?

Sanal ölümsüzlüğümüz (virtual immortality) için çalışmalar sürdürülüyor. WFS sitesindeki bir yazı bu söylemimi destekler nitelikte. (yazıdan bahsetmeyeceğim, ilgilenenler linki takip edebilir)

Sanal kopyamızın ne kadar faydalı olabileceğini düşünsenize. İşleri sizin yerinize halledecek ve en güzeli de bunu sizin gibi düşünerek yapabilecek bir başka şeyin olması, keşke ikiye ayrılsam da şu işleri yetiştirsem diye cinnet öncesi ortaya çıkan düşüncelerden kurtulmamıza yardım edecek gibi gözüküyor.

Oliver's Twist


Digiturk sahipleri hayatımıza artı katmak için yayın yaşamına başlayan Show Plus'ı farketmişlerdir. Hatta severek izleyenlerimiz de vardır. Şahsım adına konuşmam gerekirse, yayınlanan programlar arasından doğru düzgün takip ettiğim tek program Oliver's Twist. İngiliz aşçı Jamie Oliver'ın yemek programı. Bu programda eğlenceli, hiperaktif aşçımız Jamie 30 dakikalık programında daha önceden tatmadığımız lezzetleri evimize getiriyor. Eğer Jamie'nin hızına yetişebilecek kadar hızlıysanız, tariflerini kendi mutfağınızda denemek konusunda tereddüt etmeyin, pişman olmazsınız.